
MAKALELERİMİZ
ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE ARTIRIMI
Sitemizde yayınlanan makaleler ve diğer hukuki metinler; yazarın bilimsel kriterleri esas alarak oluşturduğu kişisel hukuki görüş ve değerlendirmelerinden ibarettir. Hukuki danışma niteliği taşımaz ve hukuk büromuz açısından hukuki sorumluluk doğurmaz. Somut hukuki sorularınız için doğrudan bir avukatın danışma hizmetine başvurmanız önemle tavsiye olunur.
Giriş Ülkemizde kurulmuş bulunan ve/veya başka ülkede kurulmuş olsa bile Türk Hukuku’nun uygulanacağı kararlaştırılmış bulunan birçok şirket bulunmaktadır. Süreklilik ve sevk-idare açısından en çok tercih edilen sermaye şirketi türü anonim şirketlerdir. Anonim şirketlerde sermaye artırımı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 456-472 numaralı maddelerinde düzenlenmiştir. İşbu yazımızda anonim şirketlerde sermaye artırımına ilişkin sebep ve işleyişe değineceğiz. Sermaye Artırım Sebepleri Yürürlükte bulunan mevcut kanunlarımız çerçevesinde sermaye artırımı için özel bir sebebin veya şartın gerçekleşmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak uygulamada en çok sermaye artırım sebepleri sınırlayıcı olmamak kaydıyla aşağıda sıralanmıştır:- Şirketin kuruluşu esnasında tayin edilmiş olan sermayenin şirketin faaliyet hacmi gereğince yetersiz olduğunun/kaldığının anlaşılması
- Şirketin kuruluşundan sonra faaliyet alanın genişletilmek istenmesi
- Ekonomik dengesizlikler (kur farkı, paranın satın alma gücündeki değişiklik vs.) nedeniyle sermaye artırımının gerekmesi
- Şirket işleyişindeki aksaklıklar nedeniyle sermayenin yanlış kullanımı ve tüketilmesi
- Özel şartlardan kaynaklanan nedenler (katılmak istenen ihale için ihale makamının özel bir sermaye miktarı belirlemiş olması)
- Yeni hisse senedi çıkartmak
- Şirkette mevcut ortakların sermaye paylarını arttırmak
- Şirketin yedeklerini ve dağıtılmamış kar paylarını, değer artış fonlarını, şirket borçlarını sermayeye çevirmek
- Farklı bir tüzel kişilik ile birleşme/devralma yapılması
- Anonim şirketlerde, sermaye artırımının tescili; esas sermaye sisteminde genel kurul, kayıtlı sermaye sisteminde ise sermaye artırım işlemlerinin tamamlandığına ilişkin yönetim kurulu kararının alınmasını izleyen otuz gün içinde yönetim kurulu tarafından şirket merkezinin bulunduğu yer müdürlüğünden istenir.
- Sermaye artırımının, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul ya da yönetim kurulu karan ve alınmışsa izin geçersiz hale gelir ve bu hususu doğrulayan müdürlüğün yazısının ilgili bankaya verilmesi üzerine, bedeller banka tarafından sahiplerine geri verilir.
- Bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonların bulunması hâlinde, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden, nakdi sermaye taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılamaz. Hem bu fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda sermayenin taahhüt edilmesi yoluyla sermaye artırılabilir.
- Şirket sözleşmesi değişikliği Bakanlık veya diğer resmi kurumların iznine veya uygun görüşüne tabi olan şirketler için bu izin veya uygun görüş yazısı
- Esas sermaye sisteminde sermaye artırımına ilişkin noter onaylı Genel Kurul Toplantı Tutanağı (TTK 64/4 – 375/f ye göre GKTM defterine yapıştırılmalı) (1 asıl – 2 fotokopi), kayıtlı sermaye sisteminde ise noter onaylı Yönetim Kurulu Sermaye Artırımı Kararı (1 asıl – 1 fotokopi)
- Artırılan sermayeyi oluşturan payların tamamının taahhüt olunduğunu gösterir yeni şeklini gösteren değişik şirket sözleşmesi Yönetim Kurulu Sermaye Artırımı tadil metni (1 asıl)
- Sermaye artırımının türüne göre Yönetim Kurulu Sermaye Artırımı Beyanı (1 asıl)
- Sermaye artırımı sadece iç kaynaklardan veya sermaye taahhüdü yoluyla ya da sermaye taahhüdü ile birlikte iç kaynaklardan yapılıyorsa, sermayenin tamamının ödendiğine, karşılıksız kalıp kalmadığına ve şirket özvarlığının tespitine, iç kaynaklardan karşılanan tutarın şirket bünyesinde gerçekten var olduğuna ilişkin YMM veya SMMM raporu (1 asıl) ile müşavirin faaliyet belgesi ya da denetime tabi şirketlerde denetçinin bu tespitlere ilişkin raporu ile denetçilik belgesi
- Ayni sermaye konulması halinde; konulan ayni sermaye ile sermaye artırımı sırasında devralınacak işletmeler ve ayni varlıkların değerinin tespitine ilişkin mahkemece atanan bilirkişi tarafından hazırlanmış değerleme raporları ve mahkeme kararı (1 onaylı sureti)
- Konulan ayni sermaye üzerinde herhangi bir sınırlamanın olmadığına dair ilgili sicilden alınacak yazı (1 asıl)
- Ayni sermaye olarak konulan taşınmazın, fikri mülkiyet haklarının ve diğer değerlerin kayıtlı bulundukları sicillere şerh verildiğini gösteren belge ( 1asıl)
- Rüçhan haklarının sınırlandırılması veya kaldırılmasının gerekçelerini, yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini ve primin nasıl hesaplandığını gösterir yönetim kurulu raporu (TTK-461/2) (tescil ve ilan edilir)
- Şirket sözleşmesinin ve 6362 sayılı Kanun’un pay bedellerinin ödenmelerine ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, pay bedellerinin en az ¼’ünün (yüzde 25’inin) ödendiğine dair banka mektubu ve dekontu
- Genel kurulun şirket sözleşmesinin değiştirilmesine, yönetim kuruluna sermayenin artırılması konusunda yetki verilmesine dair kararı ile yönetim kurulunun sermayenin artırılmasına ilişkin karan imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edici mahiyette ise, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun alacağı kararın noter onaylı örneği ile genel kurul kararına olumsuz oy verenlerin, en az nisabı oluşturan sayıda imzalarını içeren liste ve ortak bir tebligat adresi
- Artan sermayenin; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a göre onbinde dördünün ödendiğine dair dekont. (Müdürlüğün bağlı olduğu Oda veznesine veya Odanın banka hesabına yatırılacaktır).
- Hazır Bulunanlar Listesi (1 asıl)
- Bakanlık temsilcisi atama yazısı (Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu olan toplantılarda) (1 asıl)
- Çağrılı genel kurullarda Yönetim Kurulu Gündem kararı (1 fotokopi)
- Çağrılı genel kurullarda gündemin yayımlandığı sicil gazetesi fotokopisi ile iadeli taahhütlü gönderi fotokopileri.
- Sermaye artışı ile dışarıdan alınan yeni ortak tarafından karşılanacaksa noterden iştirak taahhütnamesi (1 adet asıl)
- Sermaye artırımına ilişkin dilekçe
- Sermaye artırımının sadece iç kaynaklardan yapılması durumunda, şirket sermayesinin özvarlık içinde korunduğunu, iç kaynaklardan karşılanan tutarın şirket bünyesinde gerçekten var olduğunu doğrulayan yönetim kurulunun açık ve yazılı beyanı ile genel kurul tarafından onaylanmış yıllık bilanço, bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş olması halinde ise yönetim kurulu tarafından onaylanmış ara bilançonun müdürlüğe verilmesi halinde yukarıda 5. maddede belirtilen rapor aranmaz.
- Artırılan sermayenin değişik şirket sözleşmesinde taahhüt edilmemesi halinde Kanunun 459’uncu maddesine uygun olarak düzenlenmiş taahhüt sahibinin imzasını taşıyan iştirak taahhütnameleri de müdürlüğe verilir.
- Yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az on beş gün süre verir. Sermaye artırımının tescilinden önce, yönetim kurulunun yeni pay alma hakkının kullanılması esaslarının belirlenmesine ilişkin Yönetim Kurulu Kararı tescil ve ilan edilmelidir (TTK-461/3). Genel Kurulun tescilinden önce; sermaye artırımının bazı pay sahipleri aleyhine sonuç doğurmaması için şirketin tüm pay sahipleri tarafından rüçhan haklarını kullanmayacaklarına dair beyanın müdürlüğe verilmesi halinde Türk Ticaret Kanunun 461 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen işlemin yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
- Genel kurulun sermaye artışı kararından itibaren otuz gün içinde müdürlüğe başvurulması gerekmektedir.
- Sermaye olarak konulan ve tapu, gemi ve fikri mülkiyet ile benzeri sicillerde kayıtlı bulunan mal ve hakların şirket adına tescilinin gecikmeksizin yapılması amacıyla; Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından sermaye artırımının tescili ile eş zamanlı olarak ilgili sicillere bildirimde bulunulur.
- Sermaye olarak konulabilen “Ayni sermaye – İşletme devri – Geçmiş yıl karları – Ortakların şirketten alacakları – Sermaye düzeltmesi olumlu farkları – Gayrimenkul satış karları – Nakdi Sermaye” hangisi veya hangileri varsa açıkça belirtilerek karar alınması gerekmektedir.
- Ortakların şirketten alacaklarının (Ortaklara Borçlar) SMMM veya YMM ya da denetime tabi şirketlerde denetçinin raporu ile sermayeye artırımına konu edilebilmesi için; bu alacağın yalnızca şirkete nakit olarak verilen borçtan kaynaklanması ve ibraz edilen raporda bu alacağın nakdi borçlanmadan kaynakladığının açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu alacaklar nakit borçlanmadan kaynaklanmıyorsa 6102 sayılı TTK 343. maddesi gereği şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce hazırlanacak raporla yapılması gerekmektedir.
Avukat kimdir? Hukuk İçin önemi nedir?
Hukuku ayakta tutan ve dengelerin eşit dağılmasını sağlayan başat faktörlerden biri avukattır. Avukat meslek itibariyle hukuk sistemini bilen ve temsil ettiği müvekkillerinin menfaatleri doğrultusunda hukuki eylemlerde bulunan kişidir. Avukat yargılamanın türüne göre savunmada bulunan yahut bir hakkı talep eden konumunda olabilir. Hangi konumda olursa olsun avukatsız bir hukuk sistemi düşünülemez. Nitekim hukuk, bireylerin temel haklarına doğrudan müdahale niteliğinde eylemlerle sonuçlanabilir. Bu anlamda hukuku bilen bir kişi olarak avukatın varlığı hukuk sistemi için vazgeçilmezdir.
Hukuk uyuşmazlıklarımda niçin bir avukat tutmalıyım?
Hukuk uyuşmazlıkları çok çeşitli ve çetrefilli olabilir. Uyuşmazlığın niteliğine göre dikkat edilmesi gereken çok kritik hususlar olabilir. Hukukta “usul esastan önce gelir”. Bir dava yalnızca usuli sebeplere uyulmadığından kaybedilebilir. Bir dava cevap dilekçesi yasal süresinden bir gün sonra sunulduğu için kaybedilebilir. Bir dava sunulması gereken bir delil sunulmadığı için ya da sunulmaması gereken bir delil sunulduğu için kaybedilebilir. Bu kadar hassas dengelerin olduğu bir alanda tecrübeli ve daha önce aynı işi yaşayarak deneyimlemiş olan avukat ile birlikte hareket edilmesi oldukça önemlidir.
Avukatlık Sözleşmesi nedir, niçin yapılır?
Avukatlık Sözleşmesi Avukat ile Müvekkil arasında akdedilen sözleşmedir. Avukat bu sözleşme ile belli bir hukuki yardımda bulunmayı taahhüt ederken Müvekkil de bunun karşılığı olarak belli bir ücreti ödemeyi kabul eder. Avukatlık sözleşmesinin yapılması tarafların birbirlerine karşı olan sorumluluklarının belirlenmesi ve herhangi bir uyuşmazlık halinde ispatı için oldukça önemlidir. Bu sebeple taraflar yüklendikleri edimleri ve şartları belirlemek için Avukatlık Sözleşmesi yapmalıdır.
Avukata Vekaletname nasıl veririm?
Vekaletname noterler vasıtası ile verilmektedir. Bir notere giderek vekaletname vermek istediğiniz avukatın gerekli bilgilerini vermeniz yeterlidir.
Avukatım kendisine verdiğim vekaletname ile hangi yetkileri kullanabilir?
Avukata verilecek vekaletnamenin kapsamı çoğunlukla “genel dava işleri”ne ilişkindir. Genel dava vekaletnamesinde dava açmak, icra takibi başlatmak, resmi kurumlara evrak alıp vermek, başvuruda bulunmak, davadan feragat etmek, tahsil edilen parayı kendi yedine alabilmek (ahz-u kabz) gibi çeşitli yetkileri içerir.
Avukatlık ücret sözleşmesini İptal edebilir miyim?
Avukatlık sözleşmesi de en nihayetinde bir sözleşme olmakla taraflardan birinin beyanını açıklaması ile sona erdierilebilmesi mümkündür. Uygulamada genellikle avukatın işten istifa etmesi yahut müvekkilin avukatı azletmesi yöntemleriyle avukatlık sözleşmesinin sonlandırıldığı görülmektedir. Bu anlamda Avukatlık Sözleşmesinin müvekkil yahut avukat tarafından sona erdirilebilmesi mümkündür.
Avukatlık Sözleşmesini sona erdirdiğimde avukatım benden ücret talep edebilir mi?
Avukatlık Kanunu madde 174’e göre Avukatın Müvekkil tarafından azledilmesi halinde Avukat anlaşılan ücretin tamamına hak kazanır. Ancak azil avukatın kusur ve ihmaline dayanıyorsa ücretin ödenmesi gerekmez. Buna göre eğer Avukatınızı kusur ve ihmali sebebiyle azlederseniz sizden ücret isteyemez. Ancak azil haklı bir sebebe dayanmıyorsa avukatınız ücretin tamamına hak kazanmış olur.
Avukatıma verdiğim vekaletnameyi nasıl iptal edebilirim?
Avukatınıza verdiğiniz vekaletnameyi herhangi bir notere giderek hazırlatacağınız azilname vasıtasıyla iptal edebilirsiniz. Ancak haksız azil durumunda Avukatınızın anlaşılan ücretin tamamına hak kazandığını unutmayın.
Dava açarken avukat tutmak zorunda mıyım?
Hukukumuzda kural olarak herkesin mahkemeler nezdinde kendisini savunma ve dava sürecini yürütme hakkı bulunmaktadır. Bu anlamda avukat tutmak bir zorunluluk değildir. Ancak her işte olduğu gibi, işi ehline vermek en doğrusudur. Özellikle hukuki süreçlerde yapılan hataların ciddi hak kayıplarına sebep olacağı da göz önünde bulundurulduğunda hukuki uyuşmazlıklarınızda alanında uzman avukatlardan destek almanızı tavsiye ederiz.
Dava sonucunda hükmedilen vekalet ücreti avukata mı aittir?
Evet, Avukatlık Kanunu madde 164/5’e göre; “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.”
Avukata soru sormak gerçekten ücretli midir, yasal dayanağı nedir?
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’nın “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne” ilişkin tebliği Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır. Resmi Gazete yayımlanan Tarife’ye göre avukatların ücretsiz hukuk hizmeti vermesi yasaklanmıştır. Bununla birlikte danışmanlık hizmeti ve online görüşmelerde ücretlendirilmektedir.
